Harry Styles - Sign of the Times Şarkı Sözleri (Türkçe Çeviri)



Sign of the Times
Zamanıın İşareti
DİKKAT! İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEYE GEREK YOK! NASIL MI? TIKLAYIN!

Just stop your crying
Sadece ağlaması durdur
It’s a sign of the times
Bu zamanın bir işareti
Welcome to the final show
Final gösterisine hoş geldin
Hope you’re wearing your best clothes
Umarım en iyi giysilerini giyiyorsundur
You can't bribe the door on your way to the sky
Gökyüzüne giden yolun kapısını kandıramazsın
You look pretty good down here
Aşağıdan güzel gözüküyorsun
But you ain't really good
Ama aslında değilsin

If we never learn, we been here before
Eğer hiç öğrenmeseydik, önceden burada olurduk
Why are we always stuck and running from
Neden her zaman kaçmaya takılı kalıyoruz
The bullets?
Mermiler?
The bullets
Mermiler
We never learn, we been here before
Eğer hiç öğrenmeseydik, önceden burada olurduk
Why are we always stuck and running from
Neden her zaman kaçmaya takılı kalıyoruz
The bullets?
Mermiler?
The bullets
Mermiler

Just stop your crying
Sadece ağlaması durdur
It’s a sign of the times
Bu zamanın bir işareti
We gotta get away from here
Buradan kaçmamız gerekiyor
We gotta get away from here
Buradan kaçmamız gerekiyor
Just stop your crying
Sadece ağlaması durdur
It will be alright
İyi olacak
They told me that the end is near
Bana bunun yakında biteceğini söylediler
We gotta get away from here
Buradan kaçmamız gerekiyor

Just stop crying
Sadece ağlamanı durdur
Have the time of your life
Hayatının zamanını yaşa
Breaking through the atmosphere
Atmosferi kırıyoruz
And things are pretty good from here
Ve işler buradan güzel gözüküyor
Remember everything will be alright
Hatırla her şey iyi olacak
We can meet again somewhere
Bir yerde tekrar buluşacağız
Somewhere far away from here
Buradan uzak bir yerde

If we never learn, we been here before
Eğer hiç öğrenmeseydik, önceden burada olurduk
Why are we always stuck and running from
Neden her zaman kaçmaya takılı kalıyoruz
The bullets?
Mermiler?
The bullets
Mermiler
We never learn, we been here before
Eğer hiç öğrenmeseydik, önceden burada olurduk
Why are we always stuck and running from
Neden her zaman kaçmaya takılı kalıyoruz
The bullets?
Mermiler?
The bullets
Mermiler

Just stop your crying
Sadece ağlaması durdur
It’s a sign of the times
Bu zamanın bir işareti
We gotta get away from here
Buradan kaçmamız gerekiyor
We gotta get away from here
Buradan kaçmamız gerekiyor
Just stop your crying
Sadece ağlaması durdur
Baby it will be alright
Bebeğim iyi olacak
They told me that the end is near
Bana bunun yakında biteceğini söylediler
We gotta get away from here
Buradan kaçmamız gerekiyor

If we never learn, we been here before
Eğer hiç öğrenmeseydik, önceden burada olurduk
Why are we always stuck and running from
Neden her zaman kaçmaya takılı kalıyoruz
The bullets?
Mermiler?
The bullets
Mermiler
We never learn, we been here before
Eğer hiç öğrenmeseydik, önceden burada olurduk
Why are we always stuck and running from
Neden her zaman kaçmaya takılı kalıyoruz
The bullets?
Mermiler?
The bullets
Mermiler

We don't talk enough
Yeteri kadar konuşmuyoruz
We should open up
Telafi etmeliyiz
Before it's all too much
Bunlar fazla olmadan önce
Will we ever learn?
Hiç öğrendik mi?
We've been here before
Önceden buradayık
It's just what we know
Bu bildiğimiz tek şey

Stop your crying baby
Ağlamanı durdur bebeğim
It’s a sign of the times
Bu zamanın bir işareti
We gotta get away
Kaçmamız gerekiyor
We gotta get away
Kaçmamız gerekiyor
We gotta get away
Kaçmamız gerekiyor
We gotta get away
Kaçmamız gerekiyor
We gotta get away
Kaçmamız gerekiyor
We got to, we got to
Gerekiyor, gerekiyor
We got to, we got to
Gerekiyor, gerekiyor
We got to, we got to
Gerekiyor, gerekiyor

Noah Cyrus - Stay Together Şarkı Sözleri (Türkçe Çeviri)



Noah Cyrus'un yeni şarkısı Stay Together İngilizce şarkı sözleri ve Türkçe çevirisi ile karşınızda.

Stay Together
Birlikte Kalmak
DİKKAT! İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEYE GEREK YOK! NASIL MI? TIKLAYIN!

I drink straight to my head
Kafamı dağıtmak için içiyorum
I went outside to smoke a cigarette
Bir sigara içmek için dışarı çıktım
And I shattered my phone on the cement
Ve betonda telefonumu kırdım
But I don’t give a fuck
Ama bir b*k vermem
Now I’m not making sense
Şimdi anlayamıyorum
I’m laughing at a joke that I don’t get
Anlamadığım bir şakaya gülüyorum
I’m acting like these strangers are my friends
Ben bu yabancı arkadaşlarım gibi rol yapıyorum
But I don’t give a fuck
Ama bir b*k vermem
Yelling at the DJ, “Bro, your shit is boring”
Dj’ye sesleniyorum ”Kardeşim b*kun sıkıcı ”
Doing things that I will not regret until the morning
Sabaha kadar pişman olmayacağım şeyler yapıyorum
Imma make it rain down, another round is on me
Ben yağmur yağdırıyorum , üzerimde başka bir tur
I’m just here for fun and I don’t care about the money
Ben sadece eğlence için buradayım ve parayı umursamam
(Hey, hey)

Whoa, oh oh oh
Whoa, oh oh oh

Nothing lasts forever
Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez
But wouldn’t it be nice to stay together for the night?
Ama geceleri birlikte kalmak hoş değil miydi ?
Whoa, oh oh
Whoa, oh oh oh

We can do whatever
Her ne olursa yapabiliriz
As long as we’re together then we’re gonna be alright
Biz birlikte olduğumuz sürece sonrasında da iyi olacağız
Don’t leave, just wait
Ayrılma , sadece bekle
You can tell your friends that you’re staying out late, singin’
Arkadaşlarına söyleyebilirsin ki sen dışarıda geç saate kadar kalıp , şarkı söyleyebilirsin
Whoa, oh oh oh
Whoa, oh oh oh

Nothing lasts forever
Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez
But wouldn’t it be nice to stay together for the night?
Ama geceleri birlikte kalmak hoş değil miydi ?

Alright, alright, finish your G & T
Tamam , tamam, senin G&T’ni bitiriyoruz
The Uber’s here, so now it’s time to leave
Üstünlükler burada, bu yüzden şimdi ayrılma zamanı
Hey, driver could you pass the AUX to me?
Hey, sür benim için Aux’ları geçebilir misin?
Go ahead and turn it up
Öne git ve sesini aç
Head out of the window
Pencereden dışarı
You could call me shameless
Sen bana utanmaz diye seslenebilirsin
Waving to my people now I’m acting like I’m famous
İnsanlara el sallıyorum şimdi ünlüymüşüm gibi davranıyorum
Tell him take the long way
Uzun yol alacağımı ona söyle
We could see the sunrise
Gün ışığını görebilirdik
Damn, you look so pretty when that sunlight hits your blue eyes
Lanet olsun, gün ışığı mavi gözlerine vurduğunda çok hoş görünüyorsun

Whoa, oh oh oh
Whoa, oh oh oh

Nothing lasts forever
Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez
But wouldn’t it be nice to stay together for the night?
Ama geceleri birlikte kalmak hoş değil miydi ?
Whoa, oh oh
Whoa, oh oh oh

We can do whatever
Her ne olursa yapabiliriz
As long as we’re together then we’re gonna be alright
Biz birlikte olduğumuz sürece sonrasında da iyi olacağız
Don’t leave, just wait
Ayrılma , sadece bekle
You can tell your friends that you’re staying out late, singin’
Arkadaşlarına söyleyebilirsin ki sen dışarıda geç saate kadar kalıp , şarkı söyleyebilirsin
Whoa, oh oh oh
Whoa, oh oh oh

Nothing lasts forever
Hiç bir şey sonsuza kadar sürmez
But wouldn’t it be nice to stay together for the night?
Ama geceleri birlikte kalmak hoş değil miydi ?

(For the night, for the night, oh yeah)
(Geceler için, geceler için, oh evet)
I drink straight to my head
Kafamı dağıtmak için içiyorum
I went outside to smoke a cigarette
Bir sigara içmek için dışarı çıktım
And I shattered my phone on the cement
Ve çimento üzerimdeki telefonumu kırdım
But I don’t give a fuck
Ama bir lanet vermem
(Hey)

Whoa, oh oh oh
Whoa, oh oh oh

Nothing lasts forever
Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez
But wouldn’t it be nice to stay together for the night?
Ama geceleri birlikte kalmak hoş değil miydi ?
Whoa, oh oh
Whoa, oh oh oh

We can do whatever
Her ne olursa yapabiliriz
As long as we’re together then we’re gonna be alright
Biz birlikte olduğumuz sürece sonrasında da iyi olacağız
Don’t leave, just wait
Ayrılma , sadece bekle
You can tell your friends that you’re staying out late, singin’
Arkadaşlarına söyleyebilirsin ki sen dışarıda geç saate kadar kalıp , şarkı söyleyebilirsin
Whoa, oh oh oh
Whoa, oh oh oh

Nothing lasts forever
Hiç bir şey sonsuza kadar sürmez
But wouldn’t it be nice to stay together for the night?
Ama geceleri birlikte kalmak hoş değil miydi ?

Clean Bandit - Symphony feat. Zara Larsson



Clean Bandit ile Zara Larsson'ın yeni şarkısı Symphony İngilizce şarkı sözleri ve Türkçe çevirisi ile karşınızda.


Symphony
Ahenk
DİKKAT! İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEYE GEREK YOK! NASIL MI? TIKLAYIN!

I’ve been hearing symphonies
Ahenkler duyuyorum
Before all I heard was silence
Önceden duyduğum tek şey sessizlikti
A rhapsody for you and me
Senin ve benim için heyecan
And every melody is timeless
Ve her melodi hiç bitmez
Life was stringing me along
Hayat boyunca beni sarstı
Then you came and you cut me loose
Sonra sen geldin ve beni vazgeçirdin
Was solo singing on my own
Tek başıma şarkı söylüyordum
Now I can’t find a key without you
Şimdi sensiz bir anahtar bulamıyorum

And now your song is on repeat
Ve şimdi senin şarkın yinelemede
And I’m dancin' on to your heartbeat
Ve ben senin kalp atışında dans ediyorum
And when you’re gone, I feel incomplete
Ve sen gittiğinde tamamlanmamış hissedeceğim
So if you want the truth
Eğer gerçeği istiyorsan

I just wanna be part of your symphony
Senin ahenginin bir parçası olmak istiyorum
Will you hold me tight and not let go?
Beni sıkıp tutup gitmeme izin vermeyeceksin dimi?
Symphony
Ahenk
Like a love song on the radio
Radyodaki aşk şarkısı gibi
Will you hold me tight and not let go?
Beni sıkı tutup gitmeme izin vermeyeceksin dimi?

I’m sorry if it’s all too much
Eğer bu çok fazlaysa üzgünüm
Every day you’re here I’m healing
Burada olduğun her gün iyileşiyorum
And I was runnin' out of luck
Ve ben şansızdım
I never thought I’d find this feeling
Asla bu hissi bulacağımı tahmin etmezdim
'Cause I’ve been hearing symphonies
Çünkü ben ahenkler duyuyorum
Before all I heard was silence
Önceden duyduğum tek şey sessizlikti
A rhapsody for you and me
Senin ve benim için heyecan
(A rhapsody for you and me)
(Senin ve benim için heyecan)
And every melody is timeless
Ve her melodi hiç bitmez

And now your song is on repeat
Ve şimdi senin şarkın yinelemede
And I’m dancin' on to your heartbeat
Ve ben senin kalp atışında dans ediyorum
And when you’re gone, I feel incomplete
Ve sen gittiğinde tamamlanmamış hissedeceğim
So if you want the truth
Eğer gerçeği istiyorsan

I just wanna be part of your symphony
Senin ahenginin bir parçası olmak istiyorum
Will you hold me tight and not let go?
Beni sıkıp tutup gitmeme izin vermeyeceksin dimi?
Symphony
Ahenk
Like a love song on the radio
Radyodaki aşk şarkısı gibi
Will you hold me tight and not let go?
Beni sıkı tutup gitmeme izin vermeyeceksin dimi?

Ah, ah, ah, ah
Ah ah, ah
Ah, ah, ah, ah
Ah ah, ah

And now your song is on repeat
Ve şimdi senin şarkın yinelemede
And I’m dancin' on to your heartbeat
Ve ben senin kalp atışında dans ediyorum
And when you’re gone, I feel incomplete
Ve sen gittiğinde tamamlanmamış hissedeceğim
So if you want the truth
Eğer gerçeği istiyorsan

I just wanna be part of your symphony
Senin ahenginin bir parçası olmak istiyorum
Will you hold me tight and not let go?
Beni sıkıp tutup gitmeme izin vermeyeceksin dimi?
Symphony
Ahenk
Like a love song on the radio
Radyodaki aşk şarkısı gibi
Symphony
Ahenk
Will you hold me tight and not let go?
Beni sıkıp tutup gitmeme izin vermeyeceksin dimi?
Symphony
Ahenk
Like a love song on the radio
Radyodaki aşk şarkısı gibi
Will you hold me tight and not let go?
Beni sıkıp tutup gitmeme izin vermeyeceksin dimi?

Jason Derulo - Swalla Şarkı Sözleri (Türkçe Çeviri)



Jason Derulo'nun yeni şarkısı Swalla İngilizce şarkı sözleri ve Türkçe çevirisi ile karşınızda.


Swalla
İç
DİKKAT! İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEYE GEREK YOK! NASIL MI? TIKLAYIN!

Drank
İçtim
Young Money

Love in a thousand different flavors
Binlerce farklı lezzette aşk
I wish that I could taste them all tonight
Bu gece hepsini birden tatmak isterdim
No, I ain't got no dinner plans
Hayır, akşam yemeği planım yok
So you should bring all your friends
Yani tüm arkadaşlarını getirebilirsin
I swear that to a-all y'all my type
Yemin ederim hepiniz benim tipimsiniz

All you girls in here, if you're feeling thirsty
Buradaki tüm kızlar, susamış hissediyorsanız
Come on take a sip 'cause you know what I'm servin', ooh
Haydi gelin bir yudum alın, ne verdiğimi biliyorsunuz

Shimmy shimmy yay, shimmy yay, shimmy ya (drank)
Salla salla, salla, salla (iç)
Swalla-la-la (drank)
Yut (iç)
Swalla-la-la (swalla-la-la)
Yut (iç)
Swalla-la-la
Yut
Shimmy shimmy yay, shimmy yay, shimmy ya (drank)
Salla salla, salla, salla (iç)
Swalla-la-la (drank)
Yut (iç)
Swalla-la-la (swalla-la-la)
Yut (salla)
Swalla-la-la
Yut
Freaky, freaky gyal
Çılgın, çılgın kız
My freaky, freaky gyal
Benim çılgın kızım

Shimmy shimmy shimmy yay, shimmy yah
Salla salla salla, salla
Bad girls gon' swalla-la-la
Kötü kızlar yutkunacak
Bust down on my wrist in this bitch
Bu sürtüğün göğüsleri bileğimde
My pinky-ring bigger than his
Pembe yüzüğüm onunkinden daha büyük
Met her out in Beverly Hills, ay
Onunla Baverly Hills'te tanıştım
Dolla got too many girls, ay
Çok fazla param var kızım
Met her out in Beverly Hills
Onunla Baverly Hills'te tanıştım
All she wear is red bottom heels
Tek giydiği kırmızı topukluydu
When she back it up, put it on the Snap
Geri geldiğinde, Snap at onu
When she droppin' low, put it on the Gram
Aşağı indiğinde, İnstagram'a koy
DJ poppin', she gon' swallow that
Dj patlatıyor, kız onu yutacak
Champagne poppin', she gon' swallow that
Şampanya patlıyor, kız onu yutacak

All you girls in here, if you're feeling thirsty
Buradaki tüm kızlar, susamış hissediyorsanız
Come on take a sip 'cause you know what I'm servin', ooh
Haydi gelin bir yudum alın, ne verdiğimi biliyorsunuz

Shimmy shimmy yay, shimmy yay, shimmy ya (drank)
Salla salla, salla, salla (iç)
Swalla-la-la (drank)
Yut (iç)
Swalla-la-la (swalla-la-la)
Yut (iç)
Swalla-la-la
Yut
Shimmy shimmy yay, shimmy yay, shimmy ya (drank)
Salla salla, salla, salla (iç)
Swalla-la-la (drank)
Yut (iç)
Swalla-la-la (swalla-la-la)
Yut (salla)
Swalla-la-la
Yut
Freaky, freaky gyal
Çılgın, çılgın kız
My freaky, freaky gyal
Benim çılgın kızım

Bad gyal no swalla nuttin, word to the Dalai Lama
Kötü kız hiçbir şeyi yutmuyor, Dalai Lama'ya sözü var
He know I'm a fashion killa, word to John Galliano
Biliyor ki ben moda katiliyim, John Galliano'ya sözüm var
He copping that Valentino, ain't no telling me "no"
Valentino'yu çalıyor, "Hayır" demiyor
I'm that bitch, and he know, he know
Ben o sürtüğüm, ve bunu biliyor, biliyor
How y'all wifing these thots? You don't get wins for that
Tüm bu düşüncelere nasıl ulaşıyorsun? Bunun için zafer kazanmıyorsun
I'm having another good year, we don't get blimps for that
İyi bir yıl daha geçiriyorum, bunun için tombul bir kalça almıyoruz
Pussy game still cold, we don't get minks for that
Kedi oyunu hala soğun, bunu için vizon(hayvan) alamıyoruz
When I'm poppin' them bananas, we don't link chimps for that
Onların muzlarını patlattığımda, şempanzelerle bağlantı kurmuyoruz
I gave these bitches two years, now your time's up
O sürtüklere iki yıl verdim, şimdi zamanın doldu
Bless her heart, she throwing shots but every line sucks
Onun kalbine şükret, shot atıyor ama her satır berbat
I'm in that cherry red foreign with the brown guts
Vişne kırmızısı içinde kahverengi bağırsaklarımlayım
My shit slappin' like dude did LeBron's nuts
B*kum Lebron'un hayaları gibi tokatlıyor

All you girls in here, if you're feeling thirsty
Buradaki tüm kızlar, susamış hissediyorsanız
Come on take a sip 'cause you know what I'm servin'
Haydi gelin bir yudum alın, ne verdiğimi biliyorsunuz

Shimmy shimmy yay, shimmy yay, shimmy ya (drank)
Salla salla, salla, salla (iç)
Swalla-la-la (drank)
Yut (iç)
Swalla-la-la (swalla-la-la)
Yut (iç)
Swalla-la-la
Yut
Shimmy shimmy yay, shimmy yay, shimmy ya (drank)
Salla salla, salla, salla (iç)
Swalla-la-la (drank)
Yut (iç)
Swalla-la-la (swalla-la-la)
Yut (salla)
Swalla-la-la
Yut

Young Money
Swalla-la-la
Yut
J.D
Freaky, freaky gyal
Çılgın, çılgın kız
Swalla-la-la
Yut
My freaky, freaky gyal
Çılgın, çılgın kız
Swalla-la-la
Yut
My freaky, freaky gyal
Çılgın, çılgın kız
Swalla-la-la
Yut
My freaky, freaky gyal
Çılgın, çılgın kız
Derulo

Lorde - Green Light Şarkı Sözleri (Türkçe Çeviri)




Lorde'nin yeni şarkısı Green Light İngilizce şarkı sözleri ve Türkçe Çevirisi ile karşınızda.

Green Light
Yeşil Işık
DİKKAT! İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEYE GEREK YOK! NASIL MI? TIKLAYIN!

I do my makeup in somebody else's car
Başkasının arabasında makyajımı yaparım
We order different drinks at the same bars
Aynı barlarda farklı farklı içkiler sipariş ederiz
I know about what you did and I wanna scream the truth
Ne yaptığını biliyorum ve gerçeği haykırmak istiyorum
She thinks you love the beach, you're such a damn liar
Kumsalı sevdiğini sanıyor, pislik bir yalancısın

Those great whites, they have big teeth
Şunlar mükemmel beyazlar, büyük dişlere sahipler
Hope they bite you
Umarım seni ısırırlar
Thought you said that you would always be in love
Her zaman aşık olacağını söylediğini düşündüm
But you're not in love no more
Ama artık aşık değilsin
Did it frighten you
Seni korkuttu mu;
How we kissed when we danced on the light up floor?
Işıklı zeminde dans ederken nasıl öpüştüğümüz?
On the light up floor
Işıklı zeminde

But I hear sounds in my mind
Ama aklımda sesleri duyuyorum
Brand new sounds in my mind
Özel yeni sesler aklımda
But honey I'll be seein' you 'ever I go
Ama tatlım gittiğim her yerde seni göreceğim
But honey I'll be seein' you down every road
Ama tatlım her yolda sana eşlik edeceğim
I'm waiting for it, that green light, I want it
Bekliyorum onu, o yeşil ışığı, onu istiyorum

'Cause honey I'll come get my things, but I can't let go
Çünkü tatlım eşyalarımı alıp geleceğim ama bırakamıyorum
I'm waiting for it, that green light, I want it
Bekliyorum onu, o yeşil ışığı, onu istiyorum
Oh, I wish I could get my things and just let go
Keşke eşyalarımı alıp gelebilseydim ama henüz bırakabildim
I'm waiting for it, that green light, I want it
Bekliyorum onu, o yeşil ışığı, onu istiyorum

Sometimes I wake up in a different bedroom
Bazen farklı bir yatak odasında uyanıyorum
I whisper things, the city sings 'em back to you
Bir şeyler fısıldıyorum, şehir dönüp onları sana söylüyor

Those great whites, they have big teeth
Şunlar mükemmel beyazlar, büyük dişlere sahipler
Hope they bite you
Umarım seni ısırırlar
Thought you said that you would always be in love
Her zaman aşık olacağını söylediğini düşündüm
But you're not in love no more
Ama artık aşık değilsin
Did it frighten you
Seni korkuttu mu;
How we kissed when we danced on the light up floor?
Işıklı zeminde dans ederken nasıl öpüştüğümüz?
On the light up floor
Işıklı zeminde

But I hear sounds in my mind
Ama aklımda sesleri duyuyorum
Brand new sounds in my mind
Özel yeni sesler aklımda
But honey I'll be seein' you 'ever I go
Ama tatlım gittiğim her yerde seni göreceğim
But honey I'll be seein' you down every road
Ama tatlım her yolda sana eşlik edeceğim
I'm waiting for it, that green light, I want it
Bekliyorum onu, o yeşil ışığı, onu istiyorum

'Cause honey I'll come get my things, but I can't let go
Çünkü tatlım eşyalarımı alıp geleceğim ama bırakamıyorum
I'm waiting for it, that green light, I want it
Bekliyorum onu, o yeşil ışığı, onu istiyorum
Oh, honey I'll come get my things, but I can't let go
Çünkü tatlım eşyalarımı alıp geleceğim ama bırakamıyorum
I'm waiting for it, that green light, I want it
Bekliyorum onu, o yeşil ışığı, onu istiyorum
Yes, honey I'll come get my things, but I can't let go
Evet, tatlım, eşyalarımı alıp geleceğim ama bırakamıyorum
I'm waiting for it, that green light, I want it
Bekliyorum onu, o yeşil ışığı, onu istiyorum
Oh, I wish I could get my things and just let go
Keşke eşyalarımı alıp gelebilseydim ama henüz bırakabildim
I'm waiting for it, that green light, I want it
Bekliyorum onu, o yeşil ışığı, onu istiyorum

I'm waiting for it, that green light, I want it
Bekliyorum onu, o yeşil ışığı, onu istiyorum
I'm waiting for it, that green light, I want it
Bekliyorum onu, o yeşil ışığı, onu istiyorum
I'm waiting for it, that green light, I want it
Bekliyorum onu, o yeşil ışığı, onu istiyorum
I'm waiting for it, that green light, I want it
Bekliyorum onu, o yeşil ışığı, onu istiyorum
I'm waiting for it, that green light, I want it
Bekliyorum onu, o yeşil ışığı, onu istiyorum
I'm waiting for it, that green light, I want it
Bekliyorum onu, o yeşil ışığı, onu istiyorum