Taylor Swift - Gorgeous Şarkı Sözleri (Türkçe Çeviri)



Taylor Swift'in yeni şarkısı Gorgeous İngilizce şarkı sözleri ve Türkçe çevirisi ile karşınızda.


Gorgeous
Muhteşem
DİKKAT! İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEYE GEREK YOK! NASIL MI? TIKLAYIN!

Gorgeous
Muhteşem

You should take it as a compliment
İltifat olarak kabul etmelisin
That I got drunk and made fun of the way you talk
Sarhoşken ve eğlenmek için sana söylediklerimi.
You should think about the consequence
Of your magnetic field being a little too strong
Manyetik alanının sadece birazcık daha
Fazla olduğunu düşünebilirsin
And I got a boyfriend, he's older than us
Ve bir erkek arkadaşım var, o bizden daha büyük
He's in the club doing I don't know what
O şu an kulüpte ve ne yaptığını bilmiyorum
You're so cool it makes me hate you so much
Çok hoş biri olman senden daha fazla nefret etmeme neden oluyor

Whiskey on ice, sunset and vine
Buzlu viski, gün batımı ve şarap
You ruin my life, why not be in mine?
Hayatımı mahvediyorsun, neden benimkinde olmuyorsun?

You're so gorgeous
Muhteşemsin sen
I can't say anything to your face
Yüzüne karşı hiçbir şey söyleyemem
'Cause look at your face
Çünkü yüzüne baktığım zaman
And I'm so furious
Çok öfkeleniyorum
At you for making me feel this way
Bana böyle hissettirdiğin için
But what can I say?
Ama ne diyebilirim ki
You're gorgeous
Sen muhteşemsin

You should take it as a compliment
İltifat olarak kabul etmelisin
That I'm talking to everyone here but you
Burada herkesle konuşuyorum ama sen
And you should think about the consequence
Of you touching my hand in the darkened room
Karanlık odada elime dokunmanın
Sonucunu düşünmelisin
If you've got a girlfriend, I'm jealous of her
Kız arkadaşın varsa, onu kıskanırım
But if you're single that's honestly worse
Ama yalnızsan, açıkçası bu daha kötü
'Cause you're so gorgeous it actually hurts
Çünkü sen muhteşemsin bu gerçekten acı bir durum
(Honey, it hurts)
(Tatlım, bu acıtır)

Ocean blue eyes looking in mine
Okyanus mavisi gözleri bana bakıyor
I feel like I might sink and drown and die
Eriyip bitiyorum hatta ölüyorum

You're so gorgeous
Muhteşemsin sen
I can't say anything to your face
Yüzüne karşı hiçbir şey söyleyemem
'Cause look at your face
Çünkü yüzüne baktığım zaman
And I'm so furious
Çok öfkeleniyorum
At you for making me feel this way
Bana böyle hissettirdiğin için
But what can I say?
Ama ne diyebilirim ki
You're gorgeous
Sen muhteşemsin

You make me so happy it turns back to sad, yeah
Üzgün bir şekilde dönmen beni çok mutlu etti, evet
There's nothing I hate more than what I can't have
Sahip olamadığım şeyler kadar nefret ettiğim bir şey yok
You are so gorgeous it makes me so mad
Sen muhteşemsin ve bu beni deli ediyor
You make me so happy it turns back to sad, yeah
Üzgün bir şekilde dönmen beni çok mutlu etti, evet
There's nothing I hate more than what I can't have
Sahip olamadığım şeyler kadar nefret ettiğim bir şey yok
Guess I'll just stumble on home to my cats
Sanırım evde kedilerimle uğraşacağım
Alone, unless you wanna come along, oh!
Yalnız başıma, tabi benimle gelmek istemezsen

You're so gorgeous
Muhteşemsin sen
I can't say anything to your face
Yüzüne karşı hiçbir şey söyleyemem
'Cause look at your face
Çünkü yüzüne baktığım zaman
And I'm so furious
Çok öfkeleniyorum
At you for making me feel this way
Bana böyle hissettirdiğin için
But what can I say?
Ama ne diyebilirim ki
You're gorgeous
Sen muhteşemsin

You make me so happy it turns back to sad, yeah
Üzgün bir şekilde dönmen beni çok mutlu etti, evet
There's nothing I hate more than what I can't have
Sahip olamadığım şeyler kadar nefret ettiğim bir şey yok
You are so gorgeous it makes me so mad
Sen muhteşemsin ve bu beni deli ediyor
You're gorgeous
Sen muhteşemsin
You make me so happy it turns back to sad, yeah
Üzgün bir şekilde dönmen beni çok mutlu etti, evet
There's nothing I hate more than what I can't have
Sahip olamadığım şeyler kadar nefret ettiğim bir şey yok
You are so gorgeous it makes me so mad
You are so gorgeous it makes me so mad
Sen muhteşemsin ve bu beni deli ediyor
You're gorgeous
Muhteşemsin

Avicii - Lonely Together Şarkı Sözleri (Türkçe Çeviri) ft. Rita Ora



Rita Ora ve ünlü DJ Aviici'nin yeni şarkısı Lonely Together İngilizce şarkı sözleri ve Türkçe çevirisi ile karşınızda.

Lonely Together
Birlikte Yalnızlaşalım
DİKKAT! İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEYE GEREK YOK! NASIL MI? TIKLAYIN!

It's you and your world and I'm caught in the middle
Sen ve senin dünyan, ikisi arasında kaldım
I caught the edge of a knife and it hurts just a little
Bıçak sırtındayım ve bu birazcık canımı yaktı
And I know, and I know, and I know, and I know that I can't be your friend
Ve biliyorum, biliyorum ki, Arkadaşım olmayacaksın
It's my head or my heart, and I'm caught in the middle
Aklım ve kalbim, ikisi arasında kaldım

My hands are tied, but not tied enough
Ellerim bağlı ama yeterince değil
You're the high that I can't give up
Sen vazgeçemediğim yüksekliğimsin
Oh lord, here we go
Oh tanrım, işte yine başlıyoruz

I might hate myself tomorrow
Belki yarın kendimden nefret edebilirim
But I'm on my way tonight
Ama bu gece yollara düştüm
At the bottom of a bottle
Şişenin dibindeyim
You're the poison in the wine
Sen şaraptaki zehirsin
And I know
Ve biliyorum
I can't change you and I
Seni ve kendimi değiştiremem
I won't change
Değiştirmeyeceğim de zaten
I might hate myself tomorrow
Belki yarın kendimden nefret edebilirim
But I'm on my way tonight
Ama bu gece yollara düştüm

Let's be lonely together
Hadi yalnız kalalım
A little less lonely together
Birazda birlikte yalnız kalalım

Eyes wide shut and it feels like the first time
Gözler tamamen kapalı ve sanki ilk kezmiş gibi geliyor
Before the rush to my blood was too much and we flatlined
Kanım kaynamadan önce aşırıya kaçtık ve kaybettik
And I know, and I know, and I know, and I know just how this ends
Ve biliyorum, biliyorum nasıl sonlanacağını biliyorum
Now I'm all messed up and it feels like the first time
Şimdi berbat bir haldeyim ve sanki ilk kez böyle olmuşum gibi geliyor

I might hate myself tomorrow
Belki yarın kendimden nefret edebilirim
But I'm on my way tonight
Ama bu gece yollara düştüm
At the bottom of a bottle
Şişenin dibindeyim
You're the poison in the wine
Sen şaraptaki zehirsin
And I know
Ve biliyorum
I can't change you and I
Seni ve kendimi değiştiremem
I won't change
Değiştirmeyeceğim de zaten
I might hate myself tomorrow
Belki yarın kendimden nefret edebilirim
But I'm on my way tonight
Ama bu gece yollara düştüm

Let's be lonely together
Hadi yalnız kalalım
A little less lonely together
Birazda birlikte yalnız kalalım
Let's be lonely together
Hadi yalnız kalalım
A little less lonely together
Birazda birlikte yalnız kalalım

My hands are tied, but not tied enough
Ellerim bağlı ama yeterince değil
You're the high that I can't give up
Sen vazgeçemediğim yüksekliğimsin
Oh lord, here we go
Oh tanrım, işte yine başlıyoruz

I might hate myself tomorrow
Belki yarın kendimden nefret edebilirim
But I'm on my way tonight
Ama bu gece yollara düştüm
At the bottom of a bottle
Şişenin dibindeyim
You're the poison in the wine
Sen şaraptaki zehirsin
And I know
Ve biliyorum
I can't change you and I
Seni ve kendimi değiştiremem
I won't change
Değiştirmeyeceğim de zaten
I might hate myself tomorrow
Belki yarın kendimden nefret edebilirim
But I'm on my way tonight
Ama bu gece yollara düştüm

Let's be lonely together
Hadi yalnız kalalım
A little less lonely together
Birazda birlikte yalnız kalalım
Let's be lonely together
Hadi yalnız kalalım
A little less lonely together
Birazda birlikte yalnız kalalım
A little less lonely now
Şimdi biraz yalnızlaşalım
A little less lonely now
Şimdi biraz yalnızlaşalım
A little less lonely now
Şimdi biraz yalnızlaşalım

Sia - Rainbow Şarkı Sözleri (Türkçe Çeviri)


Sia yeni şarkısı Rainbow İngilizce şarkı sözleri ve Türkçe Çevirisi

Rainbow
Gökkuşağı
DİKKAT! İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEYE GEREK YOK! NASIL MI? TIKLAYIN!

I know you
Biliyorum
You're a special one
Özel birisin
Some see crazy, where I see love
Sevgi gördüğüm yerlerde bazıları delilik görüyor
You fall so long
Diplere iniyorsun
But soar so high
Ama yüksekten uçuyorsun
Big dreamer, shoot for open sky
Büyük hayalciler açık bir gökyüzü için ateş ediyor
So much life in those open eyes
By açık gözlerde çok fazla yaşanmışlık var
So much depth, you look forward to life
Çok fazla derinlik var, ışığı arıyorsun
When your wounds open
Yaraların açıldığında
You will cry
Ağlayacaksın
Cry, oh no, and you'll question why
Haykıracaksın şimdi ve nedenini sorgulayacaksın

I can see a rainbow
Bir gök kuşağı görüyorum
In your tears as they're fallin' down
Düşen gözyaşlarında
I can see your soul grow, uoo
Ruhumun olgunlaştığını görüyorum
Through the pain as they hit the ground
Acıların arasından yere düşerken
I can see a rainbow
bir gökkuşağı görüyorum
In your tears as the sun comes out
güneş doğarken gözyaşlarında
As the sun comes out
Güneş doğarken

I am here
Buradayım
And I see your pain
Ve acını görüyorum
Through the storms
Fırtınalar
Through the clouds, the rain
Bulutlar ve yağmur boyunca
I'm telling you
Söylüyorum sana
You cannot escape
Kaçamazsın
You can do it
Yapabilirsin
Just feel, baby
Sadece hisset, bebeğim

I can see a rainbow
Bir gök kuşağı görüyorum
In your tears as they're fallin' down
Düşen gözyaşlarında
I can see your soul grow, uoo
Ruhumun olgunlaştığını görüyorum
Through the pain as they hit the ground
Acıların arasından yere düşerken
I can see a rainbow
bir gökkuşağı görüyorum
In your tears as the sun comes out
güneş doğarken gözyaşlarında
As the sun comes out
Güneş doğarken

Here comes the sun
İşte güneş doğuyor
Smiling down
Gülümse
Here comes the sun
İşte güneş doğuyor
Smiling down
Gülümse
Here comes the sun
İşte güneş doğuyor
Smiling now
Gülümse
Smiling now
Gülümse

I can see a rainbow
Bir gök kuşağı görüyorum
In your tears as they're fallin' down
Düşen gözyaşlarında
I can see your soul grow, uoo
Ruhumun olgunlaştığını görüyorum
Through the pain as they hit the ground
Acıların arasından yere düşerken
I can see a rainbow
bir gökkuşağı görüyorum
In your tears as the sun comes out
güneş doğarken gözyaşlarında
As the sun comes out
Güneş doğarken

I can see a rainbow
Bir gök kuşağı görüyorum
In your tears as they're fallin' down
Düşen gözyaşlarında
I can see your soul grow, uoo
Ruhumun olgunlaştığını görüyorum
Through the pain as they hit the ground
Acıların arasından yere düşerken
I can see a rainbow
bir gökkuşağı görüyorum
In your tears as the sun comes out
güneş doğarken gözyaşlarında
As the sun comes out
Güneş doğarken

Lana Del Rey - White Mustang Şarkı Sözleri (Türkçe Çeviri)



Lana Del Rey'in yeni şarkısı White Mustang İngilizce şarkı sözleri ve Türkçe çevirisi ile karşınızda.

White Mustang
Beyaz Mustang
DİKKAT! İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEYE GEREK YOK! NASIL MI? TIKLAYIN!

Packing all my things for the summer
Yaz için eşyalarımı topluyorum
Lying on my bed it's a bummer
Yatakta yatıyorum, aylaklık yapıyorum
Cause I didn't call when I got your number
Çünkü numaranı aldım ama seni aramadım
But I liked you a lot
Ama seni baya sevmiştim
Slippin' on my dress in soft filters
Yumuşak hareketlerle elbisem kayıyor
Everybody said you're a killer, but I
Herkes senin katil olduğunu söylüyor
Couldn't stop the way I was feeling the day
Ama hissettiklerimi durduramadım
Your record dropped
Senin kaydın yayımlandığında

The day I saw your white mustang
Senin beyaz Mustang'ini gördüğüm gün
Your white mustang
Senin beyaz Mustang'in
The day I saw your white mustang
Senin beyaz Mustang'ini gördüğüm gün
Your white mustang
Senin beyaz Mustang'in

Caught up in my dreams and forgetting
Rüyalarımda yakalandım ve unutuyorum
I've been acting like armageddon 'cause you
Mahşerdeymişim gibi davranıyordum
Held me in your arms just a little too tight
Çünkü sen beni kollarında sımsıkı tutuyordun
That's what I thought
Düşündüğüm şey buydu
Summer's meant for loving and leaving
Yaz mevsimi sevmek ve terk etmek içindir
I was such a fool for believing that you
Buna inandığım için aptal gibi hissediyordum
Could change all the ways you've been living
Yaşadığın tüm yolları değiştirebilirdin
But you just couldn't stop
Ama sen de duramadın

The day I saw your white mustang
Senin beyaz Mustang'ini gördüğüm gün
Your white mustang
Senin beyaz Mustang'in
The day I saw your white mustang
Senin beyaz Mustang'ini gördüğüm gün
Your white mustang
Senin beyaz Mustang'in

You're revving and revving and revving it up
Hızlanıyordun ve hızlanıyordun ve hızlanıyordun
And the sound, it was frightening
Sesi de çok korkutucuydu
And you were getting a part of that
Sen de bunun bir parçasıydın
You're gonna hit me like lightening
Bana şimşek gibi çarpmıştın

White mustang
Beyaz Mustang
Your white mustang
Senin beyaz Mustang'in
The day I saw your white mustang
Senin beyaz Mustang'ini gördüğüm gün
Said you're a wild mustang
Bana vahşi Mustang olduğunu söylemiştin

You're gonna hit me like lightening
Bana şimşek gibi çarpmıştın
You're gonna hit me like lightening
Bana şimşek gibi çarpmıştın

Sam Smith - Too Good At Goodbyes Şarkı Sözleri (Türkçe Çeviri)



Sam Smith'in yeni şarkısı Too Good At Goodbyes İngilizce şarkı sözleri ve Türkçe çevirisi ile karşınızda.

Too Good At Goodbyes
Hoşçakal demek konusunda çok iyi
DİKKAT! İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEYE GEREK YOK! NASIL MI? TIKLAYIN!

You must think that I'm stupid
Aptal olduğumu düşünüyor olmalısın
You must think that I'm a fool
Budala olduğumu düşünüyor olmalısın
You must think that I'm new to this
Bu işte yeni olduğumu düşünüyor olmalısın
But I have seen this all before
Ama bunların hepsini daha önce gördüm

I'm never gonna let you close to me
Seni kendime hiç yaklaştırmayacağım
Even though you mean the most to me
Bana hayatta en fazla şeyi ifade eden sen olsan da
'Cause every time I open up, it hurts
Çünkü sana kendimi açtığım her an canım acıyor
So I'm never gonna get too close to you
Bu yüzden sana hiç çok fazla yaklaşmayacağım
Even when I mean the most to you
Sana hayatta en fazla şeyi ifade eden kişi olduğumda bile
In case you go and leave me in the dirt
Gidip beni pislik içinde bırakırsın diye

Every time you hurt me, the less that I cry
Beni her incittiğinde daha az ağlıyorum
And every time you leave me, the quicker these tears dry
Ve beni her terkedişinde gözyaşlarım daha hızlı kuruyor
And every time you walk out, the less I love you
Sen her dışarı çıktığında seni daha az seviyorum
Baby, we don't stand a chance, it's sad but it's true
Bebeğim, hiç şansımız yok, üzücü bir durum ama bu doğru

I'm way too good at goodbyes
Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim
(I'm way too good at goodbyes)
(Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
I'm way too good at goodbyes
Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim
(I'm way too good at goodbyes)
(Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
No way that you'll see me cry
Beni bundan sonra asla ağlarken görmeyeceksin
(No way that you'll see me cry)
(Beni bundan sonra asla ağlarken görmeyeceksin)
[I'm way too good at goodbyes
(Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
(I'm way too good at goodbyes)
(Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)

I know you're thinking I'm heartless
Biliyorum kalpsiz olduğumu düşünüyorsun
I know you're thinking I'm cold
Biliyorsun soğuk olduğumu düşünüyorsun
I'm just protecting my innocence
Sadece masumiyetimi koruyorum
I'm just protecting my soul
Sadece ruhumu koruyorum

I'm never gonna let you close to me
Seni kendime hiç yaklaştırmayacağım
Even though you mean the most to me
Bana hayatta en fazla şeyi ifade eden sen olsan da
'Cause every time I open up, it hurts
Çünkü sana kendimi açtığım her an canım acıyor
So I'm never gonna get too close to you
Bu yüzden sana hiç çok fazla yaklaşmayacağım
Even when I mean the most to you
Sana hayatta en fazla şeyi ifade eden kişi olduğumda bile
In case you go and leave me in the dirt
Gidip beni pislik içinde bırakırsın diye

Every time you hurt me, the less that I cry
Beni her incittiğinde daha az ağlıyorum
And every time you leave me, the quicker these tears dry
Ve beni her terkedişinde gözyaşlarım daha hızlı kuruyor
And every time you walk out, the less I love you
Sen her dışarı çıktığında seni daha az seviyorum
Baby, we don't stand a chance, it's sad but it's true
Bebeğim, hiç şansımız yok, üzücü bir durum ama bu doğru

I'm way too good at goodbyes
Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim
(I'm way too good at goodbyes)
(Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
I'm way too good at goodbyes
Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim
(I'm way too good at goodbyes)
(Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
No way that you'll see me cry
Beni bundan sonra asla ağlarken görmeyeceksin
(No way that you'll see me cry)
(Beni bundan sonra asla ağlarken görmeyeceksin)
[I'm way too good at goodbyes
(Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
(I'm way too good at goodbyes)
(Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)

No way that you'll see me cry
Beni bundan sonra asla ağlarken görmeyeceksin
(No way that you'll see me cry)
(Beni bundan sonra asla ağlarken görmeyeceksin)
[I'm way too good at goodbyes
(Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
(I'm way too good at goodbyes)
(Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
No
Hayır
No, no, no, no, no
Hayır, hayır, hayır, hayır, hayır
(I'm way too good at goodbyes)
(Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
No, no, no, no
Hayır, hayır, hayır, hayır
No, no, no
Hayır, hayır, hayır
(I'm way too good at goodbyes)
(Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)
(No way that you'll see me cry)
(Beni bundan sonra asla ağlarken görmeyeceksin)
(I'm way too good at goodbyes)
(Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim)

'Cause overtime you hurt me, the less that I cry
Çünkü beni her incittiğinde daha az ağlıyorum
And every time you leave me, the quicker these tears dry
Ve beni her terkedişinde gözyaşlarım daha hızlı kuruyor
And every time you walk out, the less I love you
Ve sen her dışarı çıktığında seni daha az seviyorum
Baby, we don't stand a chance, it's sad but it's true
Bebeğim, hiç şansımız yok, üzücü bir durum ama bu doğru
I'm way too good at goodbyes
Hoşçakal demek konusunda çok iyiyim